Doğum zamanı gelmiş gebeliklerin yaklaşık üçte birinde, ultrason ile bebeğin boynunda kordon görülebilir. Aileler, boynundaki kordonun bebeğin beynine zarar verebileceği veya ölü doğuma neden olabileceği gibi endişeler yüzünden sıkıntılı bir duruma düşebilirler. Bu endişelerin kaynağı nedir? Bu inanış muhtemelen, ölü doğum gerçekleşmiş ama sebebi bulunamamış gebelikte, bebeğin boyundaki kordonun suçlu ilan edilmesinden kaynaklanmaktadır. Peki bunun bilimsel bir kaynağı var mıdır? Aslında boyundaki kordonun bebeğe zarar verme riski son derece düşüktür. Bebekler oksijen yani solunumlarını ve besin ihtiyaçlarını kordonlarındaki kan akımı ile karşılarlar; kordonun bebeğin boynunu sıkarak oksijensiz bırakması mümkün değildir. Kordondaki damarlar kas tabakaları ve etraflarını saran Wharton jölesi adı verilen tabaka ile iyi bir şekilde de korunmaktadır. Kordonun tek riski kordonun boynu sıkmasından çok kordonun kendisinin sıkışması yani kord kompresyonuna bağlı kan akımının bozulmasıdır. Ancak bu risk yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı son derece azdır. Boyundaki kordon sayısı ve kan akımının düzenliliği kontrol edilebilir.